
MING21.01: Saat Dünyasında Kişisel Bir Dokunuş
Bağımsız saat üreticisi Ming Thein, 2023 yılında Singapur’da düzenlenen özel bir koleksiyoner yemeğinde, misafirlerinden sıra dışı bir talep aldı. Hayalindeki saati tasarlayıp orada bulunan 10 koleksiyonere özel üretmesini istediler. Thein, bu meydan okumayı kabul etti ancak bir şartı vardı: Siparişi verenlerin, tasarım sürecine hiçbir şekilde müdahale etmemesi ve süreci tamamen ona bırakması. Aynı zamanda, üretimin başlaması için önceden yüksek bir ödeme yapmaları gerekiyordu. Bugün, o saatler sahiplerine ulaştırılıyor ve 15 adetlik yeni bir seri daha üretilerek saat dünyasındaki en tutkulu koleksiyonerlere sunuluyor.
Mekanizmanın DNA’sı: Frédéric Piguet 21’in Modern Yorumu

MING21.01’in kalbinde, saatçilik tarihinin en ince ve en ikonik mekanizmalarından biri olan Frédéric Piguet 21 bulunuyor. İlk olarak 1925 yılında tanıtılan ve 100 yıldır saat dünyasında kullanılan bu ultra ince kalibre, Patek Philippe, Audemars Piguet, Vacheron Constantin ve Jaeger-LeCoultre gibi markaların da tercih ettiği bir modeldi.
Thein, bu efsanevi mekanizmayı modern malzemelerle yeniden yorumladı ve mekanizmayı günümüze uyarlamak için birkaç değişiklik yaptı. Titanyumdan üretilmiş yeni köprüler, daha yüksek dayanıklılık ve hafiflik sağlarken, iskeletleştirilmiş yapı, mekanizmanın iç detaylarını gözler önüne seriyor. Polished anglage ve sablage (kumlanmış yüzey) gibi detaylar, Thein’in saatlerinde görmeye alışık olduğumuz zarif işçiliği bir kez daha ortaya koyuyor.
Tantalum Kasa: Dayanıklılık ve Ağırlık Dengesi

MING21.01, sadece mekanizmasıyla değil, malzeme seçimiyle de dikkat çekiyor. Geleneksel çelik veya titanyum yerine tantalum kullanılmış, bu da saatin hem yoğun bir ağırlık hissi vermesini hem de eşsiz bir renk tonuna sahip olmasını sağlıyor. Tantalum, saat dünyasında nadiren kullanılan bir malzeme çünkü işlenmesi son derece zor. Ancak Thein, bu zorluğu göze alarak saate fiziksel bir varlık hissi kazandırmak istemiş.
Saatin 35 mm çapındaki kasası, dar bir bezelle tasarlandığı için olduğundan daha büyük görünüyor. J.N. Shapiro ekibi tarafından Los Angeles’ta üretilen kasa, üç farklı yüzey işlemi ile tamamlanmış:
- Ayna parlaklığı verilmiş rehaut kenarı,
- İnce dairesel fırçalanmış bezel ve lug üstleri,
- Kumlanmış mat yüzeylerle tamamlanan yan profiller.
Bu detaylar, sade ama etkileyici bir zarafet sunarak MING21.01’i diğer modern saatlerden ayırıyor.
Femtoprint Kadran: Üç Boyutlu Bir Derinlik

- Kadran, geleneksel saatçilik yöntemlerinin ötesinde, mikroskobik detayların kazınmasını sağlayan Femtoprint teknolojisiyle üretilmiş.
- Üst katmanda borosilikat cam kullanılmış, bu malzeme hem ışık geçirgenliği açısından üstün hem de dayanıklılığıyla öne çıkıyor.
- Alt katmanda CVD kaplamalı pirinç bir plaka bulunuyor, bu plaka 5N rose gold ile kaplanarak sıcak bir metalik yansıma yaratıyor.
- İndeksler, dış kristal camın içine kazınarak kadrana olağanüstü bir üç boyutlu derinlik eklenmiş.
- İskeletleştirilmiş kollar, parlatılmış açılı yüzeyleriyle hem geleneksel saatçilik detaylarını barındırıyor hem de modern bir dokunuş sunuyor.
Sonuç olarak, MING21.01’in kadranı, yüksek saatçiliğin sanatla nasıl birleşebileceğini en iyi şekilde yansıtıyor.
Bağımsız saatçiliğin gücünü gösteren bu model, tutkulu koleksiyonerler için yaratılmış ve sadece gerçekten değer verenlerin bileğinde yer alacak kadar özel.
Fotoğraf: ming.watch
İlginizi çekebilecek bir diğer yazı >>> Şubat Ayının Öne Çıkan Saatleri
İlgili Yazılar:
Aston Martin ve Girard-Perregaux İş Birliği
Audemars Piguet’in Bahar Yenilikleri: Sonsuz Takvimden Uçan Tourbillon’a Prestijli Bir Koleksiyon